13 Ağustos 2012 Pazartesi

Childish Games (2012)

Lanetli Kız

Avrupa korku/gerilim türlerine daha fazla şans vermeye çalışarak Lanetli Kız filmini seyretmek için ekran başına geçtim. Korku/gerilim türü olarak geçse de drama daha yakın olduğuna inandığım İspanya yapımı filmin yönetmen koltuğunda Antonio Chavvarias oturmaktadır. Chavvarias ayrıca Sergi Belbel’in öyküsünü de uyarlamıştır. 95 dakikalık projenin baş rollerinde Juan Diego Botto, Barbara Lennie, Magica Perez yer alıyorlar. 62. Berlin Film Festivali’nde görücüye çıkmıştır.

Aynı okulda çalışan sınıf öğretmenleri Daniel ve Laura, mutlu bir çifttir. Tek sorunları çocuklarının olamamasıdır. Laura bu duruma çok duygusal yaklaşır ve bir an önce çocuk sahibi olmak ister. Bir gün Daniel’in çocukluk arkadaşı Mario gelir ve ondan yardım ister. Daniel yardıma sıcak bakmazken, ertesi gün Mario’nun ölüm haberi gelir ve küçük kızı ortada kimsesiz kalır. Julia geçici olarak kızı evlat almak için Daniel’i ikna eder. Bilmedikleri şey ise kızın beklenenden çok daha farklı biri olmasıdır!

10 Ağustos 2012 Cuma

Heartburn (1986)


Meryl Streep ve Jack Nicholson’u baş rolde görür görmez hiç sorgulamadan ekran başına geçtiğim Heartburn, meğer yaşanmış bir öyküden beyazperdeye taşınmış. 108 dakikalık dram komedi / romantik türündeki filmin senaryosu, Nora Ephron’un aynı adlı eserinden uyarlanmıştır. Üstelik Nora Ephron, kitabını yarı otobiyografik bir roman olarak yazmış. Yönetmen koltuğunda Mike Nichols’ın oturduğu ABD yapımın hasılatı 25 milyon $’ın üstündedir. Mike Nichols’ı “The Graduate” filminden hatırlayabilirsiniz; kendisi Oscarlı yönetmendir. Filmin diğer özelliği ise Nicholson ve Streep’in ilk kez beraber rol aldıkları film olmasıdır!

Rachel, bir dergide yemek köşesi yazarıdır. Washington Post muhabiri olan Mark’la tanışır tanışmaz birbirlerine aşık olurlar ve evliliğe doğru ilerlerler. Yalnız Rachel evlilikten korkmaktadır, zira daha önce başından mutsuz bir evlilik geçmiştir. Çapkınlığıyla nam salan Mark, bir şekilde Rachel’i ikna eder ve evlenirler. Evliliği yürütmek adına Rachel her türlü özveriyi gösterir. Peki Mark gerçekten uslanacak mıdır?

8 Ağustos 2012 Çarşamba

On Golden Pond (1981)


Altın Göl
Oscar ödüllerini ve adaylıklarını görünce merakla koltuğuma oturdum ve son zamanların en keyifli 109 dakikalarından birini geçirdim! Yönetmen koltuğunda Mark Rydell’in oturduğu dram, romantik türündeki proje, Ernest Thompson’ın aynı adlı oyunundan uyarlanmıştır. ABD yapımının baş rollerinde ise muhteşem bir kadro var: Henry Fonda, Katharine Hepburn, Jane Fonda! Henry Fonda’nın son rol aldığı film olarak da tarihe geçen Altın Göl, arşiviniz için harika bir seçim olabilir.

Norman emekli profesördür. Eşi Ethel’le yıllardır yazın gittikleri Altın Göl yanında sevimli bir evleri vardır. Norman’ın 80. doğum gününde uzun süredir görmedikleri kızları Chelsea, nişanlısı ve onun oğluyla kutlamaya gelirler. Ertesi gün Avrupa’ya giden nişanlılar, ihtiyar çiftin yanında oğlanı bir aylığına bırakırlar. Hafiften huysuz ihtiyar olan Norman’ın bu durumu kabullenmeye ise pek niyeti yoktur.

6 Ağustos 2012 Pazartesi

Declaration of War (2011)

Yaşam Savaşı

Bu filmi seyretmek için en güzel promosyon kuşkusuz Fransa’nın en iyi yabancı film Oscar aday adayı olmasıdır. Son elemeleri geçememiş olsa da proje büyük yankı yaptı. Yaşanmış bir hikayeden yola çıkarak uyarlanmıştır. Yönetmen koltuğunda, filmin hem baş rol oyuncusu hem de senaristlerinden Valerie Donzelli oturmaktadır. Donzelli’yle senaryoyu kaleme alan Jeremie Elkaim da diğer baş rol oyuncusudur. Oynadıkları film aslında onların yaşadığı bir hikayedir. Düşünsenize, kendi hayatınızı yazıp, yönetip, oynuyorsunuz! Üstüne bir de Fransa’nın Oscar aday adayı oluyor. 100 dakikalık dram, Cannes’de görücüye çıkmıştır. Şubat 2012’de de Türkiye’de gösterime girmişti.

İlk görüşte birbirlerine aşık olan Romeo ve Juliette, zaman kaybetmeden birlikte yaşamaya karar verirler. Mutluluklarına bir çocuk sahibi olarak devam ederler. Oğulları Adam, başlarda biraz garip davransa da çift üstünde durmaz, fakat bir süre sonra bu garipliğin geçici bir şey olmadığını anlarlar. Adam’ın beyninde bir tümör vardır ve ufacık çocuğa kanser teşhisi koyulmuştur. Tüm hayatlarını bir kenara bırakarak çocukları için bu savaşı yenmeye hazırlanırlar; üstelik kimsenin yapamayacağı şekilde!

3 Ağustos 2012 Cuma

Bir Ses Böler Geceyi (2011)


Sis ve Gece”den sonra Ahmet Ümit’in bir sinema uyarlamasını daha duymak dikkatimi çekmişti. Mart 2012’de gösterime giren dram, Türk sinemasında görmeye pek alışık olmadığımız bir konuya değiniyor. Yönetmen koltuğunda oturan Ersan Arsever, ayrıca kitabın uyarlamasını da yapmaktadır. 105 dakikalık projenin baş rollerinde Cem Davran, Merve Dizdar, Gün Koper, Rıza Akın, Ali Sürmeli, İpek Tenolcay yer alıyorlar.

Bir üniversitede araştırma görevlisi olan Süha, şiddetli yağmur yağan bir gecede kaza yapar ve arabasıyla mezarlığa doğru takla atar. Uyandığında en yakındaki terk edilmiş görünen köye gider. Evlerden birinden ses gelir ve oraya yönelir. Karşılaştığı manzara dikkatini öyle çeker ki hem 1970lerin sonrası ve 12 Eylül Darbesi zamanındaki geçmişine gider, hem de hiç bilmediği bir dünyaya yelken açar.

2 Ağustos 2012 Perşembe

Being Flynn (2012)


Flynn Olmak

Robert De Niro baş rolde olur da Flynn Olmak kaçırılır mı? Bu ay gösterime girecek olan 102 dakikalık projenin yönetmen koltuğunda “In Good Company”, “American Dreamz”, “Little Fockers”ın yönetmeni Paul Weitz otururken, senaryoyu gene Paul Weitz, Nick Flynn’nin eserinden uyarlamıştır. Dram komedi türündeki ABD yapımının baş rollerinde Robert De Niro, Paul Dano ve Julianne Moore oynuyorlar.

Jonathan sahte çek düzenlemekten dolayı hüküm giymiş, oğlu ve karısından uzak kalmıştır. Hapisten çıktığında ise geçici işlerde çalışmış, gene de dikiş tutturamamıştır. Oğlu Nick ise babasını hayal meyal hatırlayan ve onu hiç görmek istemeyen bir gençtir. Sosyal hizmetlere bağlı evsizler barınağında görevli çalışırken karşısına babası evsiz olarak çıkmıştır.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...