17 Ağustos 2012 Cuma

Sinyora Enrica ile İtalyan Olmak (2010)


Genç oyunculardan Rıza Kocaoğlu’yla beraber oyunculuğunu takdir ettiğim diğer kişi de İsmail Hacıoğlu’dur. Gecikmeli de olsa izleyebildiğim Sinyora Enrica ile İtalyan Olmak, beklediğimden daha keyifli çıktı. Dram, dram komedi ve komedi türlerindeki projenin yönetmen koltuğunda oturan Ali İlhan, ayrıca senaryoyu da kaleme alıyor. 110 dakikalık Türkiye – İtalya yapımı, Ali İlhan’ın ilk filmidir. Baş rollerde Claudia Cardinale, İsmail Hacıoğlu, Fahriye Evcen, Lavinia Longhi, Nilay Cennetkuşu yer alıyorlar. Film, Şubat 2011’de Türkiye’de gösterime girmişti.

Gençliğinde güzelliğiyle nam salan Sinyora Enrica, yıllar önce kocası tarafından terk edilmiştir. Erkeklerden uzak durmaya yemin eder ve evine hiç bir erkeğin girmesine izin vermez. Geçinmek için evindeki boş odaları İtalya’ya geçici süre okumaya gelen kız öğrencilere kiralar, terzilik yapar ve pazarda ev reçelleri satar. Amcasının ısrarı üzerine İstanbul’dan İtalya’ya dil öğrenmeyen gelen Ekin ise Enrica’nın tüm yeminlerini, kurallarını alt üst eder.

Farklı iki kültürün birleşmesiyle ortaya çıkan müzik çalışmaları kulağa keyifli geliyor. Pek de yabancı olmadığımız İtalyan müzik ve kültürünü daha yakından tanımak için güzel bir fırsat yakalayabilirsiniz. Mekan, dekor, kostüm detayları çok başarılı. İtalya'nın sokakları, yeşillikleri, pazar alanları, ev düzenleri ve insanların kıyafetleri ilgi çekici duruyor. İşin içine müzikle beraber yemek de girince elbette detay zenginliği artıyor. Hatta İtalya'nın bölgelerine göre bile kostüm farklılıklarını göz önüne seriyorlar.

Senaryo aslında pek çok farklı kültürde denenmiştir. İtalya için ise zaten bilinen bir benzeri vardır: “Yeni Başlayanlar İçin İtalyanca”. Senaryo farklı ama ana temada dil öğrenirken yaşanan şeyler bilindiktir. Peki bu benzerlik sıkıyor mu? Hayır. Bir yandan kültür çatışması yaşanırken, kuşak çatışması da işin içine giriyor. Bu yüzden sadece tek konuyla tıkanmıyor, zenginleşiyor. Üstelik bu, kurguyu zorlaştırmıyor. Geçmişe dönüşlerde kullanılan renk, kontrast ayarları ve görüntü teknolojisi dönemleri birbirinden daha net ayırıyor; ilgi de çekiyor. Anlatım akıcı ve sürükleyicidir. Yani bir sıcaklık, mutluluk var. Ortada yaşanan hüzün dolu anılar olsa da içiniz kan ağlamıyor. Ali İlhan’ın ilk filmi olmasına rağmen hem kadro hem anlatım olarak bu kadar başarılı olması onu takip ettireceğe benziyor. Karakter detaylandırmasında ise Ali İlhan en çok Sinyora Enrica’yı öne çıkarmıştır. Geçmişi, günü ve hatta geleceği Enrica’nın gözünden çok etkileyici anlatıyor. Karakterin sevgi dolu kalbinin katılaşmasının sebeplerini bir kapı levhasıyla bile anlatabiliyor. Detayların bu denli ince işlenmesi çok hoş, değil mi?
 Film, 47. Altın Portakal Film Festivali’nde görücüye çıkmıştır. Aynı festivalde en iyi kadın oyuncu ödülü baş rol oyuncusu Claudia Cardinale’e verilmiştir ve tartışma yaratmıştır. Hani haksız da sayılmazlar. Cardinale’nin oyunculuğuna diyecek söz olmasa da sonuçta Altın Portakal’ın genellikle tercih ettiği film türlerinden biri değil. Gerçi Altın Portakal’ı bir kenara bırakırsak, seyircinin keyif alacağına inandığım ve hatta izlenmesini tavsiye edebileceğim bir projedir.

Oyunculara bakıldığında, ilk paragrafta saydığım her oyuncu şüphesiz hakkını vererek projede yer alıyor. Favorim ise tabi ki İsmail Hacıoğlu’dur. Türklere özgü tepkileri, mimikleri, hatta küfürleri bile o kadar doğal ve sakin ki seyrederken düşündüm; öyle bir olay karşısında ben de benzer tepkileri veririm. Zaten sahne bunu düşündürtüyorsa oyuncunun başarısı kanıtlanmış sayılır. İnandırıcılık 110 dakika boyunca bitmiyor. İsmail Hacıoğlu dışında performansıyla beni en çok etkileyen ikinci oyuncu Teoman Kumbaracıbaşı’dır. Hani Türk olduğunu ve oyandığı sinema/dizi projelerini bilmesem % 100 İtalyan diyebilirim. Türklere özgü ne bir bakış, ne bir aksan kayması var. Hayran kalmamak imkansız. Tabi bunda Arjantin’de doğmasının da etkisi var. Annesi Arjantinli, babası Türk olan 1971 doğumlu oyuncu, iki kültürün avantajını oyunculukta kullanarak başarılara imza atıyor. Tiyatroya ağırlık veren Kumbaracıbaşı’nı daha önceden “Yazı Tura”, “Girdap”, “Gecenin Kanatları”, “Eyvah Eyvah 2”de seyretmiştik. Şu anda “Bir Zamanlar Osmanlı: Kıyam” dizisinde rol almaktadır.


4 yorum:

  1. Bir türlü izleyemedim bunu da. sevimli bir filme benziyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fırsatı yakalayabilirsen tavsiye ederim :)

      Sil
  2. Televizyonda versinler de izleyeyim :)

    YanıtlaSil
  3. güzel filmdi sevmiştim

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...