13 Mayıs 2012 Pazar

Wag the Dog (1997)


Başkanın Adamları

Sadece kadrosu için izlemeye karar verdiğim Başkanın Adamları, beni ekran başında ters köşe yaptı. Her açıdan dört dörtlük sıfatını taşıyan projeyi mutlaka seyretmenizi ravsiye ederim. Herkese hitap edeceğine inanıyorum. Yönetmenliğini Barry Levinson üstleniyor. Onu daha önceden “Good Morning, Vietnam”, “Rain Man”, “Toys”, “Sleepers”, “Man of the Year” dan hatırlayabilirsiniz. ABD yapımının senaryosunu Larry Beinhart’ın romanından Hilary Henkin ve David Mamet uyarlamıştır. Bu uyarlamayla Oscar ve Altın Küre adayı olmuşlardır. 100 dakikalık kara mizahın baş rollerinde Dustin Hoffman, Robert De Niro, Anne Heche, Denis Leary yer alıyorlar. 15 milyon $ bütçeyle çekilen filmin hasıaltı ise 64 milyon $’ı geçmiştir.

Seçimlere 2 haftadan az kala Beyaz Saray’da başkanın bir skandalı ortaya çıkmıştır. Üstelik hiç de yenir yutulur cinsten değil! Seçimleri neredeyse %100 kaybetme tehditi taşımaktadır. Tam bu noktada siyaseti ve basını idare etmekte üstat sıfatındaki Conrad Brean, işleri temizlemek için Beyaz Saray’a çağrılır. Elbette Conrad’ın işleri çözeceğinden başkan emindir; tıpkı daha önceki başkanlar gibi. Yalnız Conrad bu işleri Hollywood yapımcısı Stanley Motss’la yapmak ister. Sonra buyurun eğlence fırtınasına!

İngiltereli ünlü müzisyen Mark Knopher’in müzik çalışmalarını yapması filmi dolu dolu izlemenizi sağlıyor. Kara mizah aslında herkese hitap etmeyebilir diye düşünülse de Wag the Dog’u bu genellemeden uzak tutmak lazım. Kitabı okumamış bir seyirci olarak filmin senaryo ve kurgusundan büyük keyif aldım. Her dakikası dopdolu geçiyor. Filmi uzatmak adına gereksiz sahneler, diyaloglar kurulmuyor. Her birinin bir anlamı veya başka bir sahneyle mantıklı bağlantısı var. Tabi 2 haftadan az bir süreyi kapsayan hikaye biraz adrenalinli anlatılıyor. Bu da heyecanın seyirciye geçmesini sağlıyor. Türüne göre görüntü ve ses teknolojisi kıvamındadır. Mekan, dekor ve kostüm detayları ise güzel tasarlanmıştır. Beyaz Saray’da giyilen kostümler, Hollywood yapımcısının evi ilk akılda kalanlardır. Karakter detaylandırmasında bence en çok Hollywood yapımcısı (Hoffman) göze çarpıyor çünkü Beyaz Saray’ın kurallarını, ne yapıp ne yapmaması gerektiğini bilmediği için kendisini fazlasıyla ele veriyor. Diğer karakterler Beyaz Saray “raconunu” bildikleri için kendilerini saklıyorlar ve seyirci de onlarla ilgi bilgi edinemiyor. Hatta bunu bir süre sonra istemiyor da. Senaryo ve kurgu bu yüzden çok uyumlu görünüyor.
IMDB’de 7.1, Rotten Tomatoes’tan 85, Metacritic’ten de 73 alan filme gelen eleştiriler genellikle olumlu yöndedir. Zaten aldığı puanlara bakarsanız seyirciler de buna katılıyorlar. Cem Yılmaz’la iyice hayatımıza giren “güldürürken düşündüren” lafı bu film için biçilmiş kaftandır. Hem gülüyorsunuz, hem de “Acaba? Gerçekten mi?” diye düşünüyorsunuz. Medyada zaman zaman çıkan gereksiz balon haberlere göz atarken bir de arkada alınan kararlara, yasalara bakarsanız bu olayların sadece ABD’de yaşanmadığını fark edeceksiniz.

Oyuncu kadrosunun kalabalık olmasına rağmen her biri harika performans sergiliyorlar. Şapka çıkarılacak isimlerse tabi ki Robert De Niro ve Dustin Hoffman’dır. Dustin Hoffman zaten bu filmle en iyi erkek oyuncu Oscar adayı olmuştur. Yan karakterlerden en beğendiğim ise 1969 ABD doğumlu Anne Heche’dir. Oyunculuk dışında yönetmenlik ve senaristlik de yapan Heche’yi “Donnie Brasco”, “I Know What You Did Last Summer”, “Psycho”, “John Q” filmlerinden hatırlayabilirsiniz. Ayrıca bir dönem efsane haline gelen “Ally McBeal” dizisinde de rol almıştır. Bu filmdeki rolünde Beyaz Saray’ı temsil edişi ve başkanı kurtarma çabası çok inandırıcıdır. Kostüm ve mimiklerle de karakterini daha kuvvetlendiriyor. Yüzü ve saçı marjinal gibi görünse de oynadığı her karaktere yakıştığuına inanıyorum.


8 yorum:

  1. senin orjinal dvdden izlemiştim hatırlıyorum hala :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben sana DVD getirdiğimi hatırlamıyordum bu arada :))

      Sil
  2. ohooo nasıl hatırlamıyosun çok da geçmedi üstünden 2009 yazıydı:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ona bakarsan sen benim cep numaramı da ezbere biliyorsun :D

      Sil
  3. numaranı değişsen bile unutmayacam onu 2050de filan sorabilirsin inanmıyosan:P

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 2050? Geleceği o kadar düşünmedim :D

      Sil
  4. dört dörtlük diyorsan hemen Not alındı en kısa sürede izlenecek :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben iki kez büyük bir keyifle seyrettim. İzleyenlerin çoğunun da seveceğine inanıyorum :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...