30 Aralık 2012 Pazar

Life of Pi (2012)

Pi'nin Yaşamı

2013 Oscar ve Altın Küre’nin gözde adaylarından biri olacağı kesinleşen Pi’nin Yaşamı, görsel şölen ve ilgi çekici senaryosuyla karşımıza çıktı. 28 Aralık’ta Türkiye’de gösterime giren filmi Cumartesi ilk seansta izlemek için koşarak sinemanın yolunu tuttum. Sonuç: 127 dakikalık bir başarı. Yönetmen koltuğunda Oscar, Altın Küre ve Bafta’nın bol ödüllü yönetmeni Ang Lee oturuyor. Kendisini “Pushing Hands”, “The Wedding Banquet”, “Eat Drink Man Woman”, “Sense and Sensibilty”, “The Ice Storm”, “Crouching Tiger, Hidden Dragon”, “Hulk”, “Brokeback Mountain” projelerinden hatırlayabilirsiniz. Yann Martel’in 2001 tarihli aynı adlı romanından David Magee senaryoya uyarlamıştır. ABD yapımının baş rollerinde Suraj Sharma, Irrfan Khan, Tabu, Adil Hussain yer alıyorlar. Macera ve dram türündeki filmin bütçesi 120 milyon $ açıklandı. Hasılatıysa şimdiden 235 milyon $’ı geçmiştir.

28 Aralık 2012 Cuma

Amour (2012)

Aşk

Filmin adı Aşk ise ancak Haneke’nin yönetmen koltuğunda oturmasıyla merak uyandırıp kendini seyrettirir. Zira onun gözüyle ve anlatımıyla aşk bambaşka bir anlam ve boyut kazanabilir. Haneke olmasaydı bu isimle ve belki de bu konuyla göz ardı edilebilirdi. Şimdiyse senenin en iyi filmleri arasında yer alıyor ve en iyi yabancı film dalında Oscar’a göz kırpıyor. Seyrettikten sonra altındaki ima, derinliğiyle aklınıza kazınıyor. Senaryoyu Michael Haneke kendi ailesinde yaşanan olaylardan uyarlayarak kaleme almıştır. 127 dakikalık Avusturya yapımı dramın baş rollerinde Jean-Louis Trintignant, Emmanuelle Riva ve Isabelle Huppert yer alıyorlar. Bütçesi 7 milyon Euro civarındadır. Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ödülünü almıştır. Türkiye’de 28 Aralık’ta gösterime girecek; geç bile kaldı!

26 Aralık 2012 Çarşamba

The Beloved (2011)

Sevgililer

Afişinde Catherine Deneuve’yi görünce şöyle bir göz atıp ekran başına koyulduğum Sevgililer’i, şimdiye kadar neden duymadığımı izledikten sonra daha iyi anladım. 2011 Cannes Film Festivali’nin kapanış filmi olan dram komedinin yönetmenliğini ve senaristliğini Christophe Honore yapıyor. 135 dakikalık Fransa yapımının oyuncu kadrosunda  Catherine Deneuve, Milos Forman, Kudivine Sagnier, Louis Garrel, Chiara Mastroianni yer alıyorlar. Bütçesi 7 milyon Euro’dur. Türkiye gösterimi henüz belli değil; gösterileceğini de pek sanmıyorum.

1964 yılından 2007’ye kadarki dönemi anlatan filmin kahramanı Madeleine'dir. Ayakkabı satan genç ve güzel Madeleine, ek gelir için hayat kadınlığı da yapıyor. Çek bir doktora aşık olup sonrasında Prag’a yerleşiyor. Fakat hayat istediğini ona sunmuyor. Yıllar sonra kızı Vera, eşcinsel bir davulcuya aşık olurken, en yakın arkadaşının ona olan aşkına da cevap veremiyor.

25 Aralık 2012 Salı

Yavuz Turgul Sinemasını Keşfetmek (2011)

Yavuz Turgul Sinemasını Keşfetmek (ve M. Brando ayracım)


Türk sinemasında her daim takdir ettiğim, projelerini seyretmeye doyamadığım Yavuz Turgul’u, daha yakından tanımak amacıyla kitabı görür görmez sinema kitapları arşivime ekledim. 274 sayfalık kitap, 2011 yılında Kırmızı Kedi Yayınevi’nden çıkmıştır. Âlâ Sivas da Yavuz Turgul’la ilgili yazıları derlemiştir. Türk sinemasının bu önemli insanını ve sinemasını merak ediyorsanız mutlaka okumalısınız; asla pişman etmiyor!

24 Aralık 2012 Pazartesi

Red Lights (2012)

Medyum

Sinemada fragmanını seyrettikten sonra (Robert De Niro adının da etkisiyle) ekran başına geçmemi sağlayan Medyum, şaşırtmayan bir konuyu ilgi çekici olarak aktarıyor. Yönetmen koltuğunda oturan Rodrigo Cortes, senaryoyu kaleme almaktadır. Ayrıca yapımcılardan olan Cortes ismini daha önceden “Buried” filminde duymuştuk. Hatta Seyirci Koltuğu’nun ilk filmidir “Buried”; o yüzden özeldir J 113 dakikalık ABD İspanya yapımı gerilimin oyuncu kadrosu ise evlere şenlik: Cillian Murphy, Sigourney Weaver, Robert De Niro, Joely Richardson, Elizabeth Olsen, Toby Jones. Henüz tüm dünyada gösterime girmemiş olsa da hasılatı yapımcıları tatmin edecek gibi durmuyor: 14 milyon Euro bütçeye karşılık şimdilik 9 milyon $ civarıdır! Türkiye’de gösterime 28 Aralık’ta girecek.

21 Aralık 2012 Cuma

Ateşin Düştüğü Yer (2011)


Türkiye’nin Oscar adayı olarak bildirdiği (karışmasın, Oscar aday adayıydı sadece) Ateşin Düştüğü Yer, bu kararla hayli tepki almıştı. Altın Portakal’da dahi başvurusu kabul olmamışken sorun ya projede ya da Altın Portakal’daydı. Tepkilerin abartıldığını düşünsem de seyretmek için acele etmemiştim. Şimdi rahatça belirtebilirim ki ön yargılı olmamak lazım! Mayıs 2012’de gösterime giren filmin yönetmen koltuğunda oturan İsmail Güneş, senaryoyu da yazmaktadır. 105 dakikalık dramın oyuncu kadrosunda Hakan Karahan, Elifcan Ongurlar ve Yeşim Ceren Bozoğlu yer alıyorlar.

5 çocuklu Osman ve Hatice, Fethiye’de bir çiftlikte işçi olarak çalışmaktadırlar. Törelere karşı çıkmayan muhafazakar tutumları vardır. 16 yaşındaki çocukları Ayşe bir gün rahatsızlanır ve onu hastaneye kaldırırlar. Kalbinde sorun teşhis edilmişken Ayşe’nin 3,5 aylık hamile olduğu öğrenilir. İşin içine bir yandan evlat acısı girer, diğer yandan töre. Zira aşiret, aileyi rahat bırakmayacaktır.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...