13 Nisan 2012 Cuma

The Jacket (2005)


Çıldırış
Adrien Brody deyince aklınıza hangi film geliyor? Bu soruya çoğunuz sanırım “The Pianist” diyeceksiniz. Lakin benim aklıma direk The Jacket geliyor. İlk izlediğimde beni dehşete düşüren, ikinci izlediğimde ise detaylarını inceleyerek daha da kendine bağlayan psikolojik gerilim türündeki filmi kaçırmamanızı öneririm; tabi bu türü seviyorsanız. Yönetmen koltuğunda John Maybury’nin oturduğu, senaryosunu Massy Tadjedin’in kaleme aldığı 103 dakikalık ABD yapımının baş rollerinde Adrien Brody, Keira Knightley, Kris Kristofferson, Jennifer Jason Leigh, Kelly Lynch, Daniel Craig yer alıyorlar. Fantastik türüne de göz kırpan projenin bütçesi 28.5 milyon $ açıklanırken hasılat pek mutlu edecek tutarda değil: 21 milyon $.

Jack Starks, Körfez Savaşı’nda başından aldığı çok ciddi bir darbeye rağmen mucizevi şekilde kurtulur. Lakin hafıza kaybı sorunları nedeniyle savaştan alınır. Dönüş yolunda bir polis memurunu öldürmekten suçlanır ve 1992’de akıl hastanesine kapatılır. Burada bir doktorun bilinmeyen deneylerine kobay olur ve kimse kılını kıpırdatmaz. Ta ki geçmişle geleceğin arasında bağlantı kurana kadar!

Ünlü İngiliz müzisyen Brian Eno, müzik çalışmalarını ele alıyor. Psikolojik gerilime göre oldukça başarılı albüm çıkardığı şüphesiz. Bu aralar üst üste geçmişle geleceği birbirine bağlayan filmler izliyorum. Denk gelse de artık arada cidden bağlantı olduğuna inanmaya başlayacağım (bakınız: "Cafe de Flore"). Senaryosu başta biraz zorlasa da zamanla kendine çekiyor. Görüntü ve ses teknolojisi gerilimi daha arttırıyor. Jack karakterinin o stresini, korkusunu yüreğinizde hissediyorsunuz. Hele kapalı kaldığı mekanlarda benim dahi ruhum daralıyor. Düşüncesi bile kötüyken yaşamak nasıldır, bilmiyorum. Hani filmlerde her zaman senaryo ve yönetmenlik aynı anda başarılı olmayabiliyor. Fakat bu filmde senaryo ve kamera birbirini tamamlıyor. İkisi bir arada filmin çıtasını yükseltiyor. Mekan, dekor, kostüm tasarımları karamsarlığa daha çok sürüklüyor. Filmde mutluluk aramayın. Yönetmenin, senaristin hedefi bu değil. Siz Jack ile aynı şeyleri hissedin yeter. Yani yazacağım şu ki; film içinizi açmayacak. Aksine o heyecanın içinde strese, sıkıntıya sokacak. Ama film bittiğinde sıkı bir sinemaseverseniz “Vay be!” diyebilirsiniz.
IMDB’den 7, Metacritic’ten 44, Rotten Tomatoes’tan da 44 alan filme gelen yorumlar iç güveysinden hallicedir. Olumsuz eleştirilerin hedef noktası konunun daha önce de ele alınmasıdır. Yani daha yeni senaryolar, konular bekleyen sinemaseverler filmin puanını böyle düşürüyorlar. 2000li yılların zaman yolculuğu türlerinde ayakları yere basanlardan olduğunu kabul etmek niye bu kadar zor ki?

Filmdeki Keira Knightley ismine aldanmayın. Filmi ilk izlediğimde elbette Keira’yı takip etmiyordum. Zaten bu filmdeki performansı ile pek hayranlık duyulacak bir şey görmek güç. 2005’ten beri epeyce yol kat ettiğini bu filmden sonra çok daha iyi anlayabilirsiniz. Peki Adrien Brody? Gözlerine kurban olduğum! Adamın bakışları, nefes alışı, gözlerinden akan yaş bile beni her defasında koltuğa kilitliyor. “Wrecked” filminde içimden güzel (!) laflar söylememe sebep olsa da Adrien Brody asla vazgeçmeyeceğim aktörlerin içinde yer alıyor. İzlediğim 10 filmi de bunun bir ispatı sanırım.

Not: Her zaman film isimlerinin Türkçe’ye çevrilişine kızan biri olarak sevdiğim nadir çevirilerden biridir Çıldırış! Daha güzeli olamazdı!


13 yorum:

  1. Parlak bir fikir ama tam bir olmamışlık hissiyatı bırakmıştı bende. Türü sevenler mutlaka görmeli elbette :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben beğenmişsindir diye düşünmüştüm. Şaşırdım bu yoruma :) İlk izlediğimde gözümü ekrandan ayıramamıştım.

      Sil
  2. Aslında bu filmi Keira Knightley için izlemiştim. Ama filmi izlerken Adrien Brody 'in oyunculuğunada hayran kalmamak elde değil. Ki ben daniel Craig'in ilk defa rol yapabildiğinide bu filmde gördüm. Hele hele filmin JJack London'un kitabından uyarlandığını duyunca daha da bir sevdim filmi. Sadece izleyecek arkadaşlara şunu diyeyim filmi türkçe Dublajlı olarak izlemenizde keyif verir ama altyazılı olarak izlerseniz tadından yenmeyecek bir filmdir...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İzleyecek arkadaşlar dışında her filmi kendi dilinde izlemeyi tavsiye ediyorum. Dublaj her zaman başarılı olamıyor. O yüzden TV'de neredeyse hiç film seyretmiyorum :)

      Sil
  3. Benim aklıma maalesef The Splice ile Wrecked geliyoor. ahaha. Şaka şaka.
    Merak ettim be yahu. Alalım torrent listesine hemen!

    YanıtlaSil
  4. zaman yolculuğuna farklı bir yorum getirmeyi denemişler. takdir edilesi yönleri var. arada bir şaşırtalım birbirimizi :)

    YanıtlaSil
  5. Merhaba takip ettiğim bloglarda onlara film üzerine bir soru soruyorum ve 1 hafta içinde takip ettiğim blogculardan aldığım cevapları blogda yayınlayacam... SOru Şu: Bir Blogcu Olarak En çok Sevdiğin Film Hangisi ve Neden? cevap verirsen sevinirim...Kısa ve öz bir cevap bekliyorum...iletişim adresini bulamadım. Eğer bana yanıtını gönderirsen...
    blogumda iletişimden yanıtını gönderirsen sevinirim....
    http://kendidefterim.blogspot.com/

    YanıtlaSil
  6. Tabi ki de gönderirim ne demek :)

    YanıtlaSil
  7. Gerilim, korku türü filmlere ön yargı ile bakıyorum hep ama bu filmi izleyeceğim, not ettim hemen izleneceklere.

    YanıtlaSil
  8. adrian brody deyince değilde keira diyince bu film aklıma geliyo valla :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geliyor da izlediğini unutmuşsun :))

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...