28 Şubat 2012 Salı

Karadedeler Olayı (2011)

Uzun süre merak uyandıran fakat gösterime girer girmez “The Blair Witch Project” misali yavanlığını ortaya döken Karadedeler Olayı, 87 dakikalık belgesel (!) olarak karşımıza çıkıyor. 16 Eylül’de vizyona girmiş ve toplamda 625.000 TL civarında hasılat elde etmiştir. Yönetmen Erkan Bağbakan, projenin ısrarla belgesel olduğunu savunduğu için oyuncular bulunmamaktadır. Bir gün külahım olur diye bekleyemeyeceğim. O yüzden projeyi gerilim, korku türüne sokabiliriz.

1989 yılında Türkiye’nin bir köyünde yaşanan garip olaylar gazetelere kadar çıkmıştır. Genç gazeteci H.B., haber yapmak sevdası ile köye gider. Köylüler geceleri çevrede dolaşan yaratıklar olduğunu ve cinlerin köyü sardığını söylerler. H.B. tabi ki buna inanmaz. Bir süre köyde kalıp hiçbir şeye şahit olamayınca da İstanbul’a geri döner lakin dönerken kamerayı köydeki bir çocuğa bırakır. Asıl şimdi her şey ortaya çıkacaktır.

23 Şubat 2012 Perşembe

Extremely Loud and Incredibly Close (2011)

Çok Gürültülü ve Çok Yakın
Adıyla en baştan eksi puan alan, bu senenin en iyi film ve en iyi yardımcı erkek oyuncu Oscar adayı olan proje, bütün düşüncelerimi çürüttü! Adaylıklarından dolayı izlediğim filmlerin içinde beni mutlu edenler listesine girdi ya, artık ödül almasa da önemli değil. “Billy Elliot”, “The Hours”, “The Reader” gibi öne çıkan filmlerin yönetmeni Stephen Daldry yönetmen koltuğunda oturmaktadır. “Forrest Gump”, “The Horse Whisperer”, “The Insider”, “Ali”, “Munich”, “The Curious Case of Benjamin Button” gibi pek çok bilinen projenin senaristi Eirc Roth, Jonathan Safran Foer’in aynı adlı romanından senaryoyu uyarlamıştır. 129 dakikalık ABD yapımının baş rollerinde ise Tom Hanks, Sandra Bullock, Thomas Horn, Max von Sydow ve Viola Davis yer almaktadırlar. 40 milyon $ bütçe ile perdeye aktarılan dramın hasılatı ise şimdilik 33 milyon $ civarındadır. Altın Küre ve Bafta’nın dikkatini çekmese de daha girişte yazdığım bu bilgiler izlemek için etkileyici bir sebep olur sanırım?! Bu arada, film Mart ayının ortalarında bizde gösterime girecek.

22 Şubat 2012 Çarşamba

Beginners (2010)

Christopher Plummer’ın en iyi yardımcı erkek oyuncu Oscar adayı olarak duyurulmasına kadar pek de ilgimi çekmeyen Beginners, aynı ilgisizlik doğrultusunda yolunda ilerleyecek görünüyor! Giriş belki iddialı görünüyor fakat oyuncu kadrosu ve müzik dışında çok etkileyici olduğunu belirtemeyeceğim. Yönetmenliğini ve senaristliğini Mike Mills’in üstlendiği 104 dakikalık ABD yapımının oyuncu kadrosunu Ewan McGregor, Christopher Plummer, Melanie Laurent ve Goran Visnjic oluşturuyorlar. Romantik, dram, dram komedi türlerinin güzelce harmanlandığı proje, bağımsız sinema kıvamında 3.2 milyon $ bütçe ile çekilirken hasılatı şimdiden 14 milyon $’ı bulmuştur. Film, 2010 Toronto Uluslararası Film Festivali’nde ilk kez seyirciyle buluşmuştur.

Babasını yeni kaybeden Oliver, anne - babasının ilişkisi ve babasıyla kendi ilişkisindeki sorunları kafasında çözemediği dönemde romantik bir ilişkiye başlar. Hem Oliver, hem de Anna kolay görünmeyen çocukluk/gençlik yaşamışlardır. Geçmişin gölgesinde ilişkileri sınanıp durur.

21 Şubat 2012 Salı

War Horse (2011)

Savaş Atı
Oscar adaylıklarıyla seyretmeye teşvik eden Savaş Atı, maalesef Steven Spielberg imzasına yakışacak bir proje olarak karşımıza çıkamıyor. Bunun en önemli nedeni ise seyircinin beklentisini yüksek tutmasıdır. Yapımcılığını ve yönetmenliğini Steven Spielberg’ün üstlendiği savaş epik türündeki ABD yapımının senaryosunu Michael Morpurgo’nun 1982 tarihli aynı adlı çocuk romanından Richard Curtis ve Lee Hall kaleme alıyorlar. Jeremy Irvine, Emily Watson, Peter Mullan, David Thewlis ve Benedict Cumberbatch oyuncu kadrosunun bel kemiğini oluşturuyorlar. 146 dakikalık projenin bütçesi 66 milyon $ olarak açıklandı. Şimdilik hasılatı ise 126 milyon $ civarındadır. Oscar’ı kazanırsa bunun katlanacağından elbette şüphe yok! Film 3 Şubat’ta Türkiye’de de gösterime girdi. En iyi film, en iyi sanat yönetmeni, en iyi görüntü yönetmeni, en iyi özgün müzik, en iyi ses kurgusu ve en iyi ses miksajı olmak üzere toplamda tam 6 adaylıkla benim gibi pek çok seyirciyi şaşkına uğratıyor. Her şeye tamam diyebilirim ama en iyi film dalında Oscar kazanırsa Akademi bende büyük bir hayal kırıklığı yaratır; hem de Tilda Swinton’ı aday yapmadığı için bir senede iki kez! Altın Küre ve Bafta adaylıklarını da sayarsak liste uzar gider.

20 Şubat 2012 Pazartesi

Albert Nobbs (2011)

Konusuyla merak uyandıran Albert Nobbs, adını aylar önce duyurmuştu. 113 dakikalık bu İrlanda yapımı Oscar adayları açıklandığından beri dikkatleri daha çok üstüne çekti. En iyi kadın oyuncu, en iyi yardımcı kadın oyuncu, en iyi makyaj dallarında Oscar adayı olan filmin yönetmenliğini TV dizilerinden tanınan Rodrigo Garcia (Gabriel Garcia Marquez’in oğlu) üstleniyor. George Mooer’ın “The Sİngular Life of Albert Nobbs” adlı öyküsünden Glenn Close ve John Banville senaryoya uyarlamıştır. 6 milyon Euro bütçe ile ekrana aktarılan filmin oyuncu kadrosunda Glenn Close, Mia Wasikowska, Aaron Johnson, Janet McTeer, Jonathan Rhys Meyers yer alıyorlar. Dramın hasılatı da şimdilik 3 milyon $ civarındadır. Türkiye gösterim tarihi ise 27 Nisan olarak duyurulmuştur.

19. yüzyıl İrlanda’sında Dublin’in en ihtişamlı otelinde uşak olarak çalışan Albert Nobbs’un aslında herkesten sakladığı çok önemli bir sırrı vardır!

19 Şubat 2012 Pazar

Fetih 1453 (2012)

2010 yılından beri adından sıkça söz edilen, beklentileri üst seviyelere çıkaran ve elbette akıllarda soru işaretleriyle meraklıları bekleten Fetih 1453, nihayet gösterime girdi. Dram, savaş, epik türünde Türk sinemasının öncüsü sayılabilecek projenin yapımcı ve yönetmeni Faruk Aksoy’un, yatırdığı 17 milyon $’ı kazanacak mı o da bir soru işareti şimdilik. Her ne kadar “Recek İvedik” ile kendisini tanımış ve takip etmemi engellemiş olsa da Fetih 1453 ile negatif düşüncelerimin bir kısmını alıp götürdü. Atilla Engin, İrfan Saruhan ve Faruk Aksoy’un kaleme aldığı 165 dakikalık yapımın oyuncu kadrosunda Devrim Evin, İbrahim Çelikkol, Dilek Serbest ve Recep Aktuğ yer almaktadırlar. Pek çok kesim tarafından eleştirilere maruz kalacağına eminim. Meyve ve ağaç bağlantısını kurmanız dileğiyle…

1451 yılında ikinci kez tahta geçen Osmanlı Padişahı Sultan Mehmet Han’ın en büyük arzusu Konstantinopolis’i ele geçirmektir. Bu fetih için büyük bir sabırla planlar kurar. Çevresi de dahil olmak üzere herkesin imkansız gözüyle baktığı savaş, bir çağın bitmesine, yenisinin ise başlamasına neden olur.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...