1 Ocak 2014 Çarşamba

Despicable Me 2 (Çılgın Hırsız 2) (2013)

Çılgın Hırsız 2
Çılgın Hırsız 2, Altın Küre adayı olmuşken ilki ve ikincisini peş peşe izleme fırsatı yakaladım. Ekim 2013’te gösterime giren animasyonun yönetmenliğini Chris Renaud ve Pierre Coffin paylaşıyorlar. 98 dakikalık ABD yapımının senaryosu ise tekrar Ken Daurio ve Cinco Pual tarafından kaleme alınmıştır. Komedinin seslendirmelerinde Steve Carrell, Kristen Wiig, Benjamin Bratt ve Russell Brand isimleri geçiyor. 76 milyon $ bütçeye karşılık 918 milyon $ hasılat elde etmiştir!

Eski hırsız Gru, evlatlık edindiği dünyalar tatlısı Margo, Edith ve Agnes ile mutlu ve sakin bir hayat yaşamaya başlamıştır. Geçimini hırsızlıkla değil, reçel satarak devam ettirir. Lakin gizli bir örgüt Gru’nun bir olayı araştırması için çağırır çünkü kötünün kötüyü anlayacağını düşünürler. Gru’nun yardımcısı ise ajan Lucy’dir. Artık iyilerin tarafındaki Gru, dünyayı kötülüklerden koruyabilecek midir?

Serinin ilk filminde Agnes ve minyonlara duyulan hayranlık, ikinci filmde sadece minyonlarla devam ediyor. Zira Agnes hayli arka planda kalıyor. Gru’nun iyi olduğu, kötü karakterler yaratmak adına yenilerin eklendiği senaryo ilki kadar tatmin edemedi. İlk filmden sonra Gru’nun iyi olacağı zaten biliniyordu da karakterin 180 derecelik değişimi tamamlanamamış hissi veriyor. Ekibe yeni katılan Lucy’ye de çizimden midir, tatmin edici yazılamadığından mıdır; bir türlü ısınamadım. Yer aldığı karelerde sıkıldım. Neyse ki Gru ile Lucy aşkı fena değildi. Özellikle Gru’nun aşık halleri eğlenceli bile sayılırdı.
Senaryoyu fazla eleştirmiş görünsem de minyonların neredeyse baş rolleri kapmaları beni mutlu eden tek şeydi. İlk filme oranla hayli öne çıkıyorlar. Sayılarının fazlalığından dolayı tek tek ele alınmamıştı. Bu filmde ise pek çoğunu ayrı ayrı tanıyabiliyoruz. Hepsi farklı kostümlerde, farklı özellikteler. Durum komedisini ayakta tutuyorlar. Hatta filmin kahramanı kesinlikle onlardı!

Senaryodaki eksiklikleri bir yana bırakırsak renkler, müzik çalışmaları, çizimler (Lucy hariç) gayet başarılıydı. Alışveriş merkezi ana mekanlardan biri sayılacak olursa, kaosu ekrana aktarmak hiç de kolay olmamalı. Ufak tefek yüzlerce detay, hepsinde farklı tonlar! Uğraşıldığı aşikar.

IMDB’den 7.5, Rotten Tomatoes’tan da 75 puan alan film, ilkinin gölgesinde kalmıştır. Gerçi hasılat konusunda neredeyse iki katına ulaştı fakat bu ilk filmin sayesinde oldu. Şimdilik en iyi animasyon Altın Küre adaylığı var. Oscar’a taşınır mı, göreceğiz. Bu sefer orijinal seyredebildiğim için seslendirmeler hakkında yorum yapabilme imkanı kazandım. Steve Carell, Gru’ya çok yakışmış! İlk filmde Ata Demirer o heyecanı tam yakalayamamış gibi hissettim.


Üçüncüsü çıkarsa izler miyim? Agnes ve minyonlar için belki. Eğer Altın Küre, Oscar adaylığı olursa mecburi. Bunun dışında zor.


7 yorum:

  1. İlkini de izlememiştim ama ufaklıklar çok şirin. Denk gelirse izlerim artık. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ufaklıklar derken kızlar mı yoksa minyonlar mı? Her biri birbirinden şirin :)

      Sil
  2. İlk filmi kadar sevemesem de güzel bir animasyon filmdi (ikinci filmde güzel ama ilk film çıtayı bayağı bir yükseğe koymasından kaynaklı). Dediğin gibi minyonlar daha bir ön plandaydı filmde. Zaten minyonlar o kadar sevildi ki stüdyo sadece minyonların olduğu bir film sürecek piyasaya. Keşke Gru'nun annesini ve dr. nefario'yu daha fazla görebiseydik. Umarım diğer filmde bu iki kahramanı ve meksikalının tavuğunu da görürüz. Çok mu şey istedim ne ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anne karakteri çok başarılıydı. Ben Agnes'in de öne çıkmasını isterdim. Tavuğu yazarken unutmuşum. Gerçekten olmalı :)

      Sil
  3. ..... senin de dediğin gibi ilk film daha başarılıydı. Aslında ilk filmi çok da hatırlıyor sayılmam; ama daha çok beğendiğimi hatırlıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İkinci film zorlama olmuş. Minyonlar olsa yeterliymiş, yeni karakterlere gerek yok.

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...