12 Haziran 2011 Pazar

My Sister’s Keeper (2009)

Face/Off”, “She’s So Lovely”, “Blow”, “John Q”, “The Notebook” ve “Alpha Dog” gibi filmlerden tanıdığımız ünlü yönetmen Nick Cassavetes, My Sister’s Keeper filmi ile tekrardan harika bir drama adını yazdırıyor. Cameron Diaz oynadığı için filme başlarken kuşku duymuş olsam da her dakika ilerledikçe tüm ekibe bağlandığımı hissettim. “Don Juan deMarco”, “Alex and Emma” ve “ The Notebook” filmlerinin ünlü senaristi Jeremy Leven, Nick Cassavetes ile bir araya gelip Jodi Picoult’un aynı adlı kitabından (2004) uyarlayarak kaleme aldıkları filmin başrol oyuncuları Abigail Breslin, Walter Raney, Sofia Vassilieva, Cameron Diaz ve Alec Baldwin’dir.

Çok küçük yaştaki Kate’in annesi Sara ve babası Brian, kızlarının lösemi olduğunu ve sadece birkaç yıl daha yaşayabileceğini öğrenirler. Kate’in kurtuluşu ise aynı kan bağı taşıyacağı bir kardeştir.  Her türlü yolu deneyen Sara ve Brian, bu durum üzerine Kate’e donör olması için bir çocuk sahibi daha olurlar. Anna ismindeki kızları Kate’e cidden de umut olur ve bir süre daha yaşamasına olanak sağlar. Tabi bu arada Anna için hiç de kolay olmayacaktır çünkü küçük yaşta tahmininden daha çok acı ve dram yaşamaya mecbur kalır.

9 Haziran 2011 Perşembe

Morgan Freeman

Bruce Almighty filmindeki Tanrı rolüyle

Blogda filmler dışında zaman zaman yer verdiğim/vereceğim listelere ünlü oyuncuların biyografilerini ve onlarla ilgili ilginç bilgileri de yazmak amacıyla siftahımı hayranlık duyduğum aktörler arasında en üst sıralarda olan Morgan Freeman ile yapmak istedim.

Gerçek adı Morgan Porterfield Freeman, Jr. olan oyuncu, 01.06.1937 ABD'de berber babası ve temizlikçi annesinin dördüncü çocuğu olarak dünyaya geldi.

8 Haziran 2011 Çarşamba

A Christmas Carol (2009)

Arkadaş tavsiyesine uyarak izlediğim A Christmas Carol’u gösterimde olduğu dönemde nasıl gözümden kaçırdığımı bilmiyorum. Fantastik ve drama türüne de girebilen animasyon, Charles Dickens’ın aynı adlı öyküsünden yola çıkarak hayat buluyor. Filmin hem yapımcısı, hem yönetmeni, hem de senaristi olan efsane adam Robert Zemeckis ile ilgili bilgilere aşağıda yer vereceğim için animasyonun başrol oyuncularına geçmek istiyorum. Jim Carrey, Gary Oldman, Robin Wright Penn ve Colin Firth, özel bir teknik görüntü sayesinde 96 dakikalık animasyonda canlıymış gibi yer alıyorlar. Jim Carrey'in varlığı ise apayrı bir zevk katıyor. 

Büyük bir servet sahibi olmasının yanında cimriliği ve huysuzluğuyla nam salan Ebenezer Scrooge, Noel’e oldukça sinirli ve acımasız girer. Sadık hizmetkarına ve tek akrabası olan yeğenine bağırır; yardım dileyen insanlara ters davranır ve Noel’in gereksizliği üzerine nutuk atar. O günün akşamında yalnızken öbür dünyada zincirlere bağlı olarak yaşamında yaptığı hataların cezasını çeken ölmüş iş ortağı Marley’in hayaleti onu ziyaret eder. Marley son bir şans için eski ortağını uyarır ve ona üç tane ruhun kendisini ziyaret edeceğini bildirir. Bu üç hayalet Scrooge’un son şansını kullanabilmesi için neler yaşatacak ve bu yaşananlar işe yarayacak mı, izleyip görün derim J

6 Haziran 2011 Pazartesi

Love and Other Impossible Pursuits (2009)

Black Swan” sonrasında ardı arkası kesilmeden izlediğim Natalie Portman filmlerine en son diğer adı The Other Woman olarak da duyurulan ABD yapımı 119 dakikalık Love and Other Impossible Pursuits eklendi. “Bounce”’un yönetmen ve senaristliğini, “Marley & Me”nin senaristliğini üstlenen Don Roos, Ayelet Waldman’in aynı adlı kitabından uyarlayarak filmi kaleme alırken aynı zamanda yönetiyor. Türkiye’de gösterime bile girmeyen film birçok ülkede DVD olarak satışa bile çıkmış. Oyuncu kadrosu iki başarılı kadın ile göze çarpıyor: Natalie Portman ve Lisa Kudrow ile Scott Cohen.

Harvard’lı avukat Emilia Grrenleaf (Portman) elinde olmadan patronu Jack’e (Cohen) aşık olur. Mutsuz bir evliliğe sahip Jack’in ise en büyük gurur kaynağı ve neşesi oğlu William’dır. Jack, Emilia’nın ilgisine karşı koyamaz ve ilişkileri bir süre sonra Emilia’nın gebeliğe ile ciddileşir. Doktor eşi Carolyn’den (Kudrow) boşanarak Emilia ile evlenen Jack kızlarının doğumuyla mutluluğu yeniden bulur. Lakin bu evlilik acı bir olayla sekteye uğrar ve Emilia üstesinden gelmekte oldukça zorlanır. Bununla birlikte üvey anne olmanın yaşattığı problemlerle başa çıkmaya çalışırken "diğer kadın" damgası da onu çıkmaz yola sürüklemektedir.

5 Haziran 2011 Pazar

The Hangover Part II (2011)

Belaları mıknatıs gibi kendilerine çeken efsane grup yeni bir evlilik arifesinde bir araya geliyor! İlk film “The Hangover” popülaritesi yapımcıları harekete geçirdi ve devam filmi The Hangover Part II Cuma gösterime girdi. Yönetmen koltuğunda gene Todd Phillips otururken senaryo bu sefer Craig Mazin, Scot Armstrong ve Todd Phillips tarafından hayat buluyor. ABD yapımı 102 dakikalık komedinin başrollerinde ise kadro aynı: Bradley Cooper, Ed Helms, Zach Galifianakis, Justin Bartha ve Ken Jeong.

Stu (Helmes)’nun düğünü için Bangkok’a beraber giden Phil, Alan, Doug ve Stu bundan önceki olaylar silsilesi yaşadıkları bekarlığa veda partisinden dolayı daha sakin ve sessiz düğünü beklemeye karar verirler. Lakin işin içine Alan (Galifianakis) girince tabi ki evdeki hesap çarşıya uymayacaktır. Las Vegas’taki parti sonrası kendini zar zor toparlayan Stu bu sefer evlilik ve aile saadetini yakalayabilecek mi? Bangkok da Las Vegas gibi olacak mı yoksa “Ohoo o da ne ki!?” mi dedirtecek?

1 Haziran 2011 Çarşamba

Unstoppable (2010)

Kasım 2010'da gösterimde olan Unstoppable, Denzel Washington'ın ismi sayesinde göze çarpan ama seyircinin umduğunu değil bulduğunu izlettiren bir yapım olarak karşımıza çıkıyor. "The Hunger", "Top Gun", "Beverly Hills Cop 2", "Days of Thunder", "True Romance", "Enemy of the State", "Spy Game", "Man on Fire", "Deja Vu" ve "The Taking of Pelham 1 2 3" gibi oldukça bilinen macera ağırlıklı filmlerin usta yönetmeni Tony Scott'ın yönettiği; "Godsend", "Live Free or Die Hard", "Deception", "Race to Witch Mountain" filmlerinin senaryolarını yazan Mark Bomback'in gerçek bir olaydan esinlenerek kaleme aldığı ABD yapımı 98 dakikalık filmin baş rollerinde Denzel Washington, Chris Pine ve Rosario Dawson bulunuyor.

Tren sürücüsünün dikkatsizliği yüzünden içinde bolca tehlikeli kimyasal madde ve mazot bulunan bir tren kontrolden çıkar ve kullanıcısı olmadan yoluna devam eder. Nüfusun fazla olduğu yerleşim bölgelerine yaklaştıkça hızı da artan tren, hem maddi hem de manevi açıdan oldukça büyük risk taşımaktadır. Üstelik, bir okul gezisinin ve vagon toplayarak ilerleyen başka bir trenin de güzergahına girerek durumu daha da vahim kılmaktadır. Tren kontrol altına alınamazsa büyük bir felaket yaşanacaktır.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...