27 Aralık 2013 Cuma

Frances Ha (2012)

Hayli olumlu geri dönüşler ardından Altın Küre adaylığıyla ilgiyi üzerine çeken Frances Ha, 27 yaşındaki bir dansçıyı anlatmaktadır. Yönetmenliğini “Margot at the Wedding” filmiyle tanıdığımız Noah Baumbach üstleniyor. Dram komedinin senaryosu Baumbach'la beraber Greta Gerwig’e aittir. 86 dakikalık ABD yapımının baş rollerini Greta Gerwig, Michael Esper, Adam Driver, Grace Gummer paylaşıyorlar. Türkiye’de Kasım başında gösterime girmişti.

Frances, dansı seven ama işinde pek dikiş tutturamayan 27 yaşında bir dansçıdır. Çalıştığı dans topluluğunda asıl kadroya geçememesi onu çeşitli işlere yönlendirse de hayatı yola giremez. Gene de umudunu yitirmez çünkü onun tek isteği mutlu yaşamaktır. Dayanağı, dert ortağı ev arkadaşı Sophie’dir. Ancak Sophie, çok istediği bir yere taşınmak isteyerek Frances’i yarı yolda bırakır, dostluklarına çelme takılır. Hayat şimdi Frances için yeniden başlayacaktır.

Siyah beyaz görselliğiyle ilk başta hangi yılları içeren bir hikaye izlediğinizi anlamakta güçlük çekseniz de yönetmen size kısa sürede günümüzün vazgeçilmezlerini sunarak yardımcı oluyor. Son zamanlarda izlediğim belki de en doğal, en gerçekçi filmlerden biridir. Frances Haliday, modern yaşamın, telaşenin, çıkarların ortasında 2000li yıllara hiç de yakışmayan (!) saflıkta nefes alıyor. Sadece mutlu olmayı istiyor. Hedefleri büyük değil. Mesleği olan dansçılıkta kariyer yapmak, sevdiği arkadaşı Sophie’yle zaman geçirmek, bir de karnını doyurabilmek. Önüne çıkan tüm olumsuzluklara hem şaşırıyor hem de nefes alıp çocuksu olmasa da yaşına göre beklenmeyecek bir sakinlik ve doğallıkla cevap verebiliyor. Dansçıların genel fiziki özellerine göre Frances’ın biraz daha form dışında olduğunu göz önüne alırsak, sanki kabına sığmayan bir çocuk gibi duruyor. Hem yaşı tavırlarıyla eş değil, hem de fiziği dansçılıkla birebir örtüşmüyor gibi. Bu ikilem,çatışma yerine size dram komedilik sahneler sunuyor.
Yaratılan tüm karakterler olabildiğince gerçekçi yansıyor ekrana. Günümüz hayatında insanlar kendi çıkarları, arzuları için tercih yapıyorlar. Sophie, daha iyi bir yerde yaşamak için Frances’ı terk edebiliyor; Frances’ın Sophie’yi bırakmamak uğruna yaptığı özveriye rağmen! Sophie’ye zaman zaman öfke duyabiliyorsunuz. Sebebi ise Frances karakterinin fazla durağan ve kabullenici olmasıdır. Sophie ve Frances dışındaki karakterler de hayatı tıpkı gerçekteki gibi yaşıyorlar. Yani evde nasılsanız, onlar da öyle; çekinmeden. Yönetmenin kamerası bu açıdan sizi tatmin ediyor. Renklerle ilginizin dağılması yerine siyah beyazlıkla hayatın tüm çıplaklığını sunuyor.


IMDB’den 7.5, Rotten Tomatoes’tan 92 almıştır. IMDB puanının daha gerçekçi olduğunu kabul etmek gerekir. Vakit hızlıca akıp gitse de zaman zaman fazla doğallığın verdiği sıkıcılık yüzünüze çarpıyor. Sonuçta her şeyi olduğu gibi aktarılıyor. Filmlerde müziğin, kurgunun, kamera oyunlarının yaşattığı adrenalin Frances Ha’da arka planda kalıyor. Oyunculara gelince, Frances Ha’yı canlandıran, filmin de senaristlerinden olan 1983 ABD doğumlu Greta Gerwig, harika bir performans sergiliyor. Belki de karakteri kendi yazdığı için sindirerek oynama şansını yakalıyor. Karakter üstünde hiç sırıtmıyor. Yüzünün aydınlığı, Frances’a da geçiyor. Yüzünüzde fark edemediğiniz, sebebini anlayamadığınız bir tebessüm bırakıyor. Bu seneki en iyi kadın oyuncu (komedi/müzikal) dalında Altın Küre adayıdır. Rakipleri çok kuvvetli olsa da onlarla yarışmak bile güzeldir!

Not: Filmin adının neden Frances Ha olduğunu son sahnede anlayabiliyoruz. Filmi harika özetleyen ufacık bir sahne! Karakterin yaşam tarzını, düşüncelerini de çok net açıklıyor. En beğendiğim sahne oldu!


2 yorum:

  1. Çok doğal, çok gerçekçi, keyifle izlediğim bir filmdi.
    Son sahne ise gerçekten yüzümde bir gülümseme bıraktı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynı duyguları yaşatmış, sevindim :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...